Ayna - Denemeler/Hikayeler
Güneş kasvet sarmış odanın koyu perdelerine aldırmadan tüm aydınlığını içeri doldurdu. Sıla göz kapaklarının direnemediği bu aydınlığa daha fazla dayanamayıp uyandı. Oysa ne bedeni, ne de zihni bu uyanışı hiç mi hiç istemiyordu. Ayaklarıyla üzerindeki çarşafı yatağın ucuna doğru iteleyip kalktı. “Berbat bir gün daha başlıyor, lanet olsun!” diye söylendi. Mutfağa geçip çay koyacakken, kapının yanında duran boy aynasındaki görüntüsüne takıldı gözü. Durdu, yansıyan bu görüntü karşısında suratını ekşitti. Pijamayı patlatacakmış gibi duran kalçası ve göbeği, ışıltısını kaybetmiş saçları,yorgun ve ruhsuz bakan bir çift göz.... Anlık bir öfkeyle aynaya bir yumruk attı. “Lanet olsun defol git karşımdan!“ . Dakikalar sonra elinden ayaklarına damlayan kanın ılıklığı ile kendine geldi. Ayna kırılmış, camlar etrafa saçılmıştı ve sağ eli ciddi bir şekilde yaralanmıştı. Gözlerinden yaşlar boşaldı. Bu yaşlar elindeki yaradan değil de, yüre...